Tiroid Ablasyonu

Ablasyon nedir?

Ablasyon (doku tahribatı), ciltten küçük bir iğne deliğinden girilerek (ameliyatsız ve dikişsiz olarak), nodül içerisndeki canlı dokuların öldürülmesi, nodülün canlılığının yitirilmesi işlemidir. Bu işlem girişimsel radyologlar tarafından ultrasonografi (veya bazen tomografi) cihazı kullanılarak görüntüleme eşliğinde yapılmaktadır.

Ablasyon tedavisi ile iyi huylu tiroid nodülleri ve bazı durumlarda tiroid kanserleri tedavi edilebilmektedir.

Bilindiği kadarıyla tiroid nodüllerinin %80’den fazlası iyi huylu nodüllerdir. Çoğu zaman bu nodüller sağlık problemi oluşturmazlar. Ancak bu iyi nodüllerin büyümesi, çevre dokulara, yemek borusu ve nefes borusuna baskı oluşurması, solunum zorluğu, baskı hissi veya yutma güçlüğü yaratması durumlarında kanser olmasalar da tedavi gerektirirler. Bazen de kozmetik probleme yol açan nodülleri bulunan guatr’lı hastalar tedavi yaptırmak isteyebilirler. Bu gibi durumlarda ablasyon uygun kişilerde ameliyata alternatif bir tedavi şekli olarak gündeme gelmekte ve tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır.

Nodülün içerisindeki canlı hücrelerin yok edilmesi (tahrip edilmesi, ablasyon) birkaç farklı ablasyon yöntemi ile yapılabilmektedir. İstediğiniz yöntemi incelemek için üzerinde tıklayınız.

  1. Alkol Ablasyon yöntemi
  2. Lazer
  3. Mikrodalga
  4. Radyofrekans
  5. Cryo Ablasyon

ALKOL ABLASYON YÖNTEMİ

Tiroid nodüllerinde alkol ablasyonu çok eski yıllardan beri uygulanmakta olan klasik bir yöntemdir. Tiroid dışında diğer birçok organ tümörlerinde de sıklıkla uygulanan bir ablasyon yöntemidir. Alkol ablasyonunun sıklıkla yapıldığı diğer organlar karaciğer kanseri, böbrek kistleri, yumurtalık kistleri, karaciğer kistleri örnek olarak verilebilir.

Nodül içerisine tıbbi amaçla kullanılan alkol verilmesi nodül içerisindeki hücrelerin protein yapılarını ve hücre zarlarını bozarak nodül içerisinde hücre ölümü gerçekleştirmekte ve nodülün küçülmesine/tahrip olmasına yol açmaktadır.

Alkol ablasyon yöntemi sıklıkla kistik/sıvı dolu nodüllerde uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemde nodül içerindeki sıvı alınarak azaltılmakta, nodül içerisine alkol verilerek nodül tahrip edilmektedir.

Ayrıca kistik/sıvı dolu olmayan birçok nodülde de kullanılabilmektedir. Bu nodüller aşırı horman salgılayan (hipertiroidi yapan nodüller) nodüller olabileceği gibi, hormon saglılamayan soğuk nodüller de olabilmektedir.

Ayrıca alkol ablasyonu yapılan önemli bir hasta gurubu ise lenf bezlerine kanser yayılmış olan tiroid kanseri hastalarıdır. Genellikle tiroid kanseri ameliyatı sonrası boyunda metastatik (kanser yayılmış) lenf bezleri kalan olgular, yeniden ameliyat olmak yerine bu yöntemi seçebilirler. ATA (American thyroid association) kılavuzlarında da bu yöntem uygun hasta gurubunda yeniden ameliyata alternatif bir yöntem olarak tanımlanmaktadır.

LAZER ABLASYON

Tiroid nodüllerinde sık kullanılan yöntemlerden biri de lazer ablasyondur. Lazer adından da anlaşılacağı gibi ısı oluşturan güçlendirilmiş bir ışık huzmesi ile dokularda hücre ölümü gerçekleştirmektedir. Lazer tiroid nodülleri dışında tıpta birçok alanda ve mühendislik bilimlerinde sıklıkla kullanılan bir teknolojidir. Tıpta prostat hastalıkları, bacak varisleri, ameliyatlarda doku kesici olarak, göz hastalıkları, retina ve katarakt problemleri vb gibi birçok durumda sağlık alanında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Tıbbın oldukça güvenilir bulduğu randomize kontrollü çalışmalar (RCT) tiroid nodüllerinde lazer tedavisini başarılı olduğunu ortaya koymaktadır (1-kaynak için aşağıya bakınız). Bu çalışmaların sonucuna göre lazer abasyon yapılan iyi huylu nodüllerde hastaların çoğunda %50’nin üzerinde küçülme sağlandığı saptanmıştır. Lazer ablasyonu yapılmayan ve sadece tiroid hormonu ile tedavi edilen hastaların nodüllerinin küçülmedikleri görülmüştür. Ayrıca hiçbir tedavi almayan hastaların ise (ne lazer tedavisi ne de hormon tedavisi) nodüllerinin zamanla büyüdüğü tespit edilmiştir. Bu nedenle tiroid nodüllerini küçültmede lazer önemli bir ablasyon aracı olarak kullanıma girmiştir.

Ayrıca lazer tedavisi ile yapılan çalışmalarda yöntemin güvenilir olduğu bulunmuştur. (2- kaynak için aşağıya bakınız). Lazer tedvisinde majör bir komplikasyon gelişmesi beklenmemektedir. Küçük bir hasta gurubunda geçici ses kısıklığı, hafif geçici konforsuzluk hissi, cilt altında küçük kendini sınırlayan kanamalar gibi hafif semptomlar belirtilmiştir.

Çok büyük nodüllerde boyunda baskı hissinin lazer tedavisi ile azaldığı ve hasta memnuniyetinin bu konuda arttığı belirtilmektedir.

Tek taraflı olarak ameliyatla tiroid bezi alınan hastalarda kalıcı hormon azlığı (hipotiroidi) ve hormona bağımlı kalma riski %15-49 arasında izlenirkeni lazer ablasyonu yapılan hastalarda kalıcı hormon seviyesi düşmesi %1-2 oranında saptanmıştır. Bu nedenle lazer tedavisi sonrası hormona bağımlı kalma oranı açısından da güvenilir bir yöntemdir.

Lazer tedavisi hem hormon salgılamayan soğuk nodüllerde, hem de aşırı hormon salgılayan tiroid nodüllerinde uygulanabilmektedir. Bu yöntemle hem soğuk nodüller küçültülebilmekte, hem de hipertrioidi hastalarında aşırı hormon salınımı durdurulabilmektedir.

Kaynaklar;

1- Papini E, Guglielmi R, Bizzarri G, Graziano F, Bianchini A, Brufani C, et al. Treatment of benign cold thyroid nodules: A randomized clinical trial of percutaneous laser ablation versus levothyroxine therapy or follow-up. Thyroid. 2007;17(3):229-35

2- Døssing H, Bennedbaek FN, Hegedüs L. Effect of ultrasound-guided interstitial laser photocoagulation on benign solitary solid cold thyroid nodule-a randomized study. Eur J Endocrinol. 2005;152(3):341-5.

MİKRODALGA ABLASYON

Mikrodalga ablasyonu evlerimizde kullandığımız mikrodalga fırınlarla benzer şekilde ısı yayarak dokuda ablasyon (tahribat) yapan bir yöntemdir. Mikrodalga çalışma prensibi gereği bu yöntemde nodül içerisindeki hücrelerdeki su molekülleri titreştirilerek birbirine sürtünme yoluyla nodül içerisinde uygulanan alanda yüksek ısı yaratılmakta ve nodüldeki canlı hücreler bu yolla öldürülmektedir.

Mikrodalga ablasyonu diğer organların tümörlerinde de kullanılmaktadır. Özellikle karaciğer kanserlerinde, akciğer nodüllerinde, kemik tümörlerinde sık kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde çok yüksek derecelerde ısı elde edilerek lokal bir alanda doku tahribatı yapılmaktadır, bu yolla tiroid nodüllerinde nodül içi hücrelerin ölümü sağlanmakta ve nodül küçülmektedir.

Tiroid nodüllerinde mikrodalga ablasyon yöntemi alkol ablasyonu, radyofrekans ve lazer ablasyon yöntemlerine göre daha yeni bir yöntemdir. Çık ince iğnelerle yapılması bir avantaj olarak görülmektedir. Hasta işlem sonrasında birkaç saat gözlemde tutulduktan sonra aynı gün eve gidebilmektedir. Konforlu bir tedavi yöntemi olduğu söylenebilir.

Mikrodalga ablasyonunun tiroid nodüllerinde kullanılması nispeten 2010’lar sonrasında yeni bir yöntem olarak kullanılmasına rağmen çeşitli iğne teknolojileri sayesinde hızlı bir yenilik sürecine girmiştir. Son geliştirilen ablasyon iğneleri ile çok kısa zamanda işlem sonlandırılabilmektedir.

Mikrodalga ablasyon hangi hastalarda yapılabilir?

Tüm iyi huylu tiroid nodüllerinde (soğuk hormon salgılamayan nodüller veya hormon salgılayan sıcak nodüller) mikrodalga ablasyonu yapılabilmektedir. Ayrıca tiroid kanserinde, lenf bezlerine sıçrama olmayan seçilmiş hastalarda veya lokal kontrol sağlanması gereken tiroid kanserlerinde de kullanımı ile ilgili çalışmalar devam etmektedir.

Mikrodalga ablasyon nasıl yapılmaktadır?

Tüm tiroid ablasyon yöntemlerinde benzer şekilde olmak üzere tiroid ablasyonu hasta uyanık iken, lokal anestezi altında yapılmaktadır. İşlem öncesinde 1-2 dakikalık bir sürede tiroid bezi ve çevre dokular lokal anestezi ile uyuşturulmakta işlem sırasında ağrı olmamaktadır. Ablasyon yapılacak nodül ultrason ile görülerek yapılmaktadır, tüm işlem ultrason altında nodülü ve ablasyon alanını görerek gerçekleştirilmektedir. Ultrasonda ablasyon iğnesi nodül içerisine yerleştirilerek çok kısa sürede nodül içerisinde doku tahribatı (ablasyon işlemi) sonlandırılmaktadır. İşlem sonrasında hastalar 2 saat gözlem altında tutularak ayaktan taburcu edilmektedir. Hasta konforunun maksimum olduğu günübirlik bir işlem olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Mikrodalga ablasyonunda sonuçlar nasıldır?

Mikrodalga ablasyonu yapılan olgularda tiroid nodüllerinde küçülme oranları %72-92 oranında büyük başarı sağlamaktadır (mikrodalga-1 kaynak için aşağıya bakınız). Ameliyata göre çok daha kısa hastanede kalış süresi sağlamakta, hastada cerrahi iz kalmamakta, ameliyat ile kıyasla işlem sonrası ağrı ameliyata göre çok çok daha az olmaktadır. Günümüzde komplikasyon ihtimali oldukça düşük güvenli bir ablasyon yöntemi olarak kabul görmektedir.

Mikrodalga-1 Kaynak:https://doi.org/10.1080/02656736.2018.1456677

RADYOFREKANS ABLASYON (RF ABLASYON)

Radyofrekans ablasyon yöntemi tıpta tiroid dışında diğer organların ablasyonlarında kullanılan en eski ablasyon yöntemlerinden biridir. Karaciğer, böbrek, kemik, akciğer kanserleri gibi hastalıklarda çok uzun yıllardır kullanımda olan bu yöntem 2000’li yılların ortalarından beri tiroid nodüllerinin tedavisinde de kullanılmaktadır.

Radyofrekans yöntemi nasıl çalışır?

Radyofrekans metodu, elektrik enerjisini ısı enerjisine dönüştürerek tiroid nodülü içerisinde canlı dokuların tahribata uğraması sonucu nodülün küçülmesini sağlamaktadır.

Radyofrekans ablasyonu nasıl yapılır?

Tüm tiroid ablasyon yöntemlerinde benzer şekilde olmak üzere tiroid ablasyonu hasta uyanık iken, lokal anestezi altında yapılmaktadır. İşlem öncesinde 1-2 dakikalık bir sürede tiroid bezi ve çevre dokular lokal anestezi ile uyuşturulmakta ve işlem sırasında ağrı olmamaktadır. Ablasyon yapılacak nodül ultrason ile görülerek yapılmaktadır, tüm işlem ultrason altında nodülü ve ablasyon alanını görerek gerçekleştirilmektedir. Ultrasonda ablasyon iğnesi nodül içerisine yerleştirilerek çok kısa sürede nodül içerisinde doku tahribatı (ablasyon işlemi) sonlandırılmaktadır. İşlem sonrasında hastalar 2 saat gözlem altında tutularak ayaktan taburcu edilmektedir. Hasta konforunun maksimum olduğu günübirlik bir işlem olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Radyofrekans yöntemi hangi nodüllerde kullanılabilir?

Radyofrekans yöntemi iyi huylu tiroid nodüllerinde ve kötü huylu nüks etmiş, tekrarlamış tiroid kanserilerinde tedavi amacıyla kullanılabilmektedir. İşlemin kısa olması, hastanın aynı gün eve gitmesi (işlemin günübirlik olması), lokal anestezi ile narkoz kullanılmadan uygulanması, dikiş-kesi-iz olmaması nedeniyle ameliyata alternatif konforlu bir tedavi yöntemidir.